MUSTAFA KESER TARKAN’IN KEKEME OLDUĞUNU İDDİA ETTİ

Mustafa Keser, Bugün gazetesine çok tartışılacak açıklamalar yaptı. Ünlü müzik adamı Keser, İbrahim Tatlıses’ten Tarkan’a kadar birçok şarkıcıyı sözleriyle adeta bombardımana tuttu.

İşte Keser’in çok konuşulacak o açıklamaları:

*Hep merak edilir, sizin repertuvarınızda kaç şarkı var?

TRT’nin arşivinde 20 bin şarkı var. Onların hepsini biliyorum. Ezbere binlerce şarkı biliyorum. Aslında bu beni üzen bir konudur. Yıllarca ezberi çok iyi olan, çok şarkı bilen adam olarak algılandım. Halen bile, benim geçmişteki musiki bilgimi bilmeyenler var. Halbuki ben şarkı ezberlemek için bugüne kadar hiç çaba sarf etmedim. 50 yıl her gün 3-5 saat müzik çalışırsanız beraberinde repertuvarınız da genişliyor. Benim çok şarkı bilmem eğer bir meziyetse ki ben meziyet olduğunu düşünmüyorum. Bu meziyeti ona, yirmiye, elliye katlayacak sanat kariyerim var.

Onu bir tarafa atıp, ezberi kuvvetli bir adam gibi beni aktarmak, onu empoze etmek, öyle tanınmak çok ağrıma gidiyor. Bir defa bu ülkede yetişmiş nadir müzisyenlerden biriyim. 8-10 enstrümanı profesyonel derecede çalıyorum. Konservatuar eğitimi almadan konservatuvarda hocalık yapan tek insanım. Müzikolog derecesinde müzik bilgisine sahip bir sanatçıyım.

*Size ne diye hitap edilmesini istiyorsunuz?

Bizi yazarken bu vasıflarımı dile getirmeleri lazım. Birilerinin ‘İmparator, Kral’ dediği adam Mustafa Keser’in yüzde birinin bilgisine sahip değil. Yazıktır, günahtır. Benim tırnağımın kiri olamaz. Müzik olarak tırnağımın kiri bile olmayan adamları ‘sanatçı’ diye anons ediyorlar. Bu tip adamlara birileri sanatçı dediği için “Vay ben neymişim” deyip havalara giriyorlar. Bir de ben insan olarak kendimi ön plana çıkaran, kapris yapan, biri değilim.

“İBO, SESLERİ DUYMAKTA ZORLANIYOR”

*İbrahim Tatlıses sahnelere dönebilecek mi sizce?

Televizyon programlarında elini öptüğü tek adam benim biliyorsun. Müzikle ilgili aklına bir şey takıldığı zaman beni arar. Bana “Hocam” der. Bu rahatsızlığının sesine ne kadar hasar verdiğini bilmiyorum ama bir müzisyen arkadaşımız “Sesleri duymakta zorlanıyor” dedi. “Biz ‘La’ sesinden çaldık. O ‘Do diyez’den okudu. Detone oldu” dedi. Söylediğine göre sesleri algılayamıyor. İnşallah sağlığına kavuşur.

“ADAM KAPLAN MAPLAN DEĞİL”

*Pop müzik dinliyor musunuz?

Yok dinlemiyorum. Batı müziği dinliyorum. Zorlama delikanlı diye bir tabir var, “Yürü baba, sen aslansın kaplansın” derler, gider iki araba sopa yer gelir. Çünkü adam kaplan maplan değil. Bu popçu arkadaşlar da işte böyle zorlama şarkıcılar. Pop müziği diye bir müzik yok. Bizim bir sanat müziğimiz bir de halk müziğimiz var. Pop müziği denilen şey uyduruk kaydırık bir şey. Pop müziğin bir tarzı da yok, hocası da yok. “Ben pop müziği okumak istiyorum, bana öğretir misin” diyemezsin. Ama halk müziği ve sanat müziğinde binlerce hoca çıkar karşına. Dikkat eder misiniz, popçuların kullandığı Türkçeye. Türkçe olduğu tartışılır, rezalet bir dil kullanıyorlar. Kim öğretti bunlara bunu?

“Tarkan KEKEME, VINN VINN DİYE SES ÇIKARIYOR”

*Tarkan’ın ‘Firuze’sini dinlediniz mi? Sizce nasıl söylüyor?

Firuze kötünün iyisi. Tarkan şarkıları kekeme gibi okuyor. Eski kamyonlar vardı, yokuş çıkarken gaz kesikliği yapardı. ‘Vııın vınnnn’ diye çıkardı sesleri işte öyle şarkı söylüyor.

Tek nefeste okunacak bir cümleyi beş yerde nefes alarak okuyor. Popçular, gaz kesikliği yapan kamyon gibi şarkı okuyorlar yani. Şarkı söylerken Türkçenizi neden bozarsınız diye bu popçulara sormak istiyorum. Bana mantıklı bir açıklama yapsınlar. Hepsi Android gibi aynı sistem okuyorlar.

“MAGAZİNDE ÖNE ÇIKAN BÜYÜK SANATÇI SANILIYOR”

*Bu ülkede kıymetiniz biliniyor mu?

Halkın bir numara olarak gördüğü sanatçı arkadaşların hepsi Mustafa Keser’in önünde ceketini ilikliyorsa bu bana yeter.

*Arkasında dayısı, ağabeyi olanlar daha çok değer buluyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda ?

Benim basınla ve magazinle fazla ilişkim yok. İnsanlar magazinde kim daha çok görünürse onu çok daha büyük sanatçı zannediyor. Birine ‘İmparator’ diğerine ‘Süperstar’ ötekine ‘Megastar’ diyorlar; bu arkadaşların bazıları belki bu yeteneğe, bu sıfata sahiptirler ama olmayanlara da bu şekilde hitap ediliyor.

*Ses sanatçıları genelde kaprisli bilinir, öyleler mi sizce?

Sanat camiasının birçoğunda iş ahlakı diye bir şey yok. Sahne itibariyle çok ahlaksız ve terbiyesiz sanatçılar var. Ben 15-20 sene müzisyenlik yaptım, hayatım o solistlerin kaprislerini çekmekle geçti.

Mesela “Saat üçte prova var” derler, sazını alıp gidersin. Bir tek gün hatırlamıyorum ki o solist vaktinde gelsin. Saatlerce beklettikten sonra sallana sallana gelirler. Hiç utanmazlar. Kabahat bu çoğu kadın olan şarkıcılara taviz veren patronlarda. Ne zaman müzisyenlere ses sanatçıları kadar değer verilirse o zaman bu ülkenin müziği düzelir. Bu ülkede müzisyenin beş kuruş değeri yok.