ONUN KOSKOCAMAN BİR YÜREĞİ VAR

Meryem Uzerli’nin Ayşe Arman’a verdiği röportajı okudum. Gözlerim doldu. Neler yaşamış ve o yaşananlar bizlere nasıl da çarpıtılarak yansıtılmış…

Bunlara tekrar değinecek değilim. Benim takıldığım nokta, hamileliği duyulduktan sonra- laf aramızda ben bu bebeğe çok sevindim- hemen herkesin Meryem’e yorumlarda bulunması. Kimisi iyi dileklerde bulunmuş kimisi ağzının ayarını unutup bence ağır sözler savurmuş… Ancak yorumlara baktığımızda kaç kişi bu bebeğin babasını muhatap alarak bir şey söylemiş ki? Neden önce Meryem’ e? Onun rahminde olduğu için mi? Neden sadece Meryem’e? Aldırıp aldırmamak onun kararıymış gibi göründüğü için mi?

Dramatik dizilerimizden birinde olsa baba adayı bu erkeğe baskı yapılır, hamile bırakıp gitmek olmaz oğul diyerek sevmediği biriyle evlendirilebilirdi bile. Şimdi ise Meryem hamileymiş, hamile kalmıştan öteye gidilmiyor. Pardon ama kendi kendine mi hamile kalmış? Madem sonrasında sorumluluk alamayacaksın öyleyse doğru dürüst korunsaydın derler adama. Bence burada sorgulanacak bir şey varsa, bu da bu bebeğin babasının davranışları olmalı.

Benimse şimdiye dek gördüklerimden anladığım en önemli şey şu: Meryem kendini genel olarak zayıf olarak nitelemiş ama bu zor zamanlarında bile bebeğinin ve yaşadıklarının arkasında durmaktan asla vazgeçmemiş. Üstelik pek çok sorununa neden olmuş kişiler ya da olaylar için bile sağduyulu konuşarak “her şeyin sebebi bunlar demem doğru olmaz” diyebilmiş. Oysa hele de acı çekerken en kolayıdır kötü şeylerin sebeplerini birilerine yüklemek… Demek ki neymiş? Bir kere daha görmüş olduk ki güç denen şey asıl parada ya da vücutta değil yürekteymiş. Helal olsun Meryem! Bebeğin senin gibi bir anneye sahip olduğu için çok şanslı ve eminim büyüdüğünde seninle gurur duyacak! Umarım her şey o güzel yüreğinin hak ettiği gibi olur.

 

Başak S.